Pazartesi, Aralık 11, 2017

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Langfristige Artikel

Box Link

Events

Pano

 

   
   
   
   

  

Dersimzaza.com'dan kısa bir açıklama

Facebook'ta sitemizin ismi ile benzerlik taşıyan bazı sayfalar görülmektedir. Bu sayfaların sitemizle hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizin www.dersimzaza.com adresi dışında internet üzerinde herhangi bir hesabı ya da sayfası bulunmamaktadır.

Kamuoyunun dikkatine sunulur.

Dersimzaza.com

 


 

Demirtaş ve Yüksekdağ için Ankara’da buluşalım

 

 

Demirtaş ve Yüksekdağ için Ankara’da buluşalım

 

AKP hükümetinin demokratik siyaseti tasfiye çerçevesinde tutukladığı HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve vekilliği düşürülen eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ile partinin Grup Başkanvekili İdris Baluken’in duruşmaları 6 ve 7 Aralık’ta Ankara’da görülecek 

 

Özgürlükçü Demokrasi / 4 Aralık 2017

 

Ankara ve Amed’de bir araya gelen siyasi parti ve emek örgütleri, tüm demokratik güçleri ve halkı dayanışmaya ve mücadeleye çağırdı.

Önder: Dayanışma hayatidir

Toplantıda konuşan HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyye Önder zulme karşı mazlumların keşfedebildiği en büyük silahın dayanışma olduğunu vurgulayarak, “Zulüm edenler bunu çok orantısız bir güç farkıyla yaparlar. Dayanışmanın önemi bu yüzden hem hayatidir, hem de çok değerlidir” ifadesini kullandı.

Önder, “Eş genel başkanlarımız 6-7 Aralık’ta sözde yargılanacaklar. Selahattin Bey’in durumu buna kristal örnektir. Tek tutuklu olduğu dosya bu ve bu dosya Amed Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildi. Buraya alınma gerekçesi ise ‘güvenlik’ ve ‘özgün koşullar’ diye başlayan bir ton saçma kritere dayandırıldı. Bunun için duruşmayı buraya alıyor. Ama Demirtaş’ı da Ankara’ya getirmiyorlar. Madem götürmeyecektiniz Amed’ten buraya üstelik bir ateş topu gibi dosyayı dosyalar uyuşmazlık nedeniyle mahkemeler arasında gidip geldi. Mahkeme dosyaları Evliya Çelebi misali bütün yurdu gezmekle meşguller. Yüksekdağ’ın durumu da bundan farklı değil. Zulme karşı yana durarak dayanışma içerisinde olunmalı. Hepimiz orada olacağız. Halklarımız orada olacaktır. Orada olmak, sadece bir hukuksuzluğu teşhir etmek olmayacak. Barışa ve demokratik siyasete sahip çıkma irademizi göstermiş olacağız” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Ankara İl Başkanı Fikret Aslan da, EMEP olarak o gün orada olacaklarını ifade etti. Aslan, “Bu davaların hukuki bir dava olmadığını, siyasi bir operasyon olduğunu bu yönüyle dayanışmanın ötesinde bütün toplumsal kesimleri sindirme operasyonunun bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.

 

İktidar meşrutiyetini yitirdi

Yazar-akademisyen Fikret Başkaya ise, rejimin tıkanmış bir duruma geldiğine işaret ederek, şunları söyledi: “Dolaysıyla hareket kabiliyetini kaybetmiş durumda. Potansiyelini kaybetmiş bir rejimle karşı karşıyayız. Ellerinde iki koz kaldı. Birincisi parayı manipüle etmek, ikincisi terörü manipüle etmek. Bu durumu tersine çevirecek yegane şey de, kitle hareketinin yükselmesidir. Aksi halde bu patinaj hali devam edecektir. Burada bir odağın kararlı olduğunu, iktidar sahiplerine göstermek lazım. İktidar meşrutiyetini yitirmiştir. Bir rejim ne kadar baskıcı olursa olsun asgari bir meşrutiyete dayanmak zorundadır. Sadece şiddetle yol almaları mümkün değildir.”

Muhalefet bir araya gelmeli

Kaldıraç üyesi Tamer Morkoç da, AKP iktidarının 7 Haziran’dan sonra başta Kürt halkı olmak üzere tüm toplumsal muhalefete bir savaş açtığını ifade etti. İktidarın şu anda kendi hukukunu dahi işletmediğini vurgulayan Morkoç, “Bütün toplumsal kesimlere yapılan saldırılara karşı muhalefetin bir araya gelmesi, dayanışma içerisinde olması gerekiyor. Biz de 6-7 Aralık’ta orada olacağız” dedi.

Mücadelemizi hep birlikte yükselteceğiz

Alınteri üyesi Zarife Çamalan ise, “7 Haziran – 1 Kasım arasında Kürt halkının yükselen iradesine set koymak için 6 milyonun iradesini hücrelere esir ettiler. 15 Temmuz sonrasında da KHK’lerle yaşanılan ihraçlar devletin toplumsal bir savaş açtığının göstergesidir. Bütün bunlara karşı mücadelemizi hep birlikte yükselteceğiz. Tüm kesimleri de bu duruşmaya katılmaya ve dayanışma içerisinde olmaya davet ediyoruz” diyerek, duruşmalara katılım çağrısı yaptı.

Direniş hattına ihtiyacımız var

Konuşmasında “Hepimizin ortak bir davası için yana yana geldik” diyen Halkevleri Genel Sekreteri Dilşat Aktaş ise, “İktidar toplumsal muhalefeti OHAL ile sindirmek üzere bir operasyon yürütmektedir. Halkın demokratik katılımdaki temsili engellenmektedir. Gerek Demirtaş’ın gerekse de Yüksekdağ’ın, bütün milletvekillerin, belediye eş başkanlarının ve tek adamın isteğiyle belediyelere yapılan atamaların arkasında tek adam rejimi vardır. Muhalefetin odaklanması gereken şey, Erdoğan diktatörlüğü karşısında demokrasi mücadelesidir. Bu düşmanca politikaların karşısında bu halkın isteklerini yani barış, demokrasi ve özgürlüğü inşa edecek bir direniş hattına hepimizin ihtiyacı var” diye konuştu.

Ülkede faşizm yükselmiş durumda

Emekçi Hareket Partisi İl Başkanı Can Ersoy da, “Bu yargılamalar 7 Haziran’daki başarının rövanşını almaktır. Ülkede faşizm her anlamda yükselmiş durumda. Muhalefetsiz bir ülke özlemiyle yanıp tutuşan Erdoğan’ın bütün OHAL uygulamaları karşısında bizlerin de birçok fırsatı olacaktır. Tiyatroya dönüşen mahkemeler bizi daha da birbirine bağlıyor” dedi.

Adaletsizlik bitsin…

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün ise, “Bu davalarla bu haksız tutuklamalarla sadece içerideki insanlar zarar görmüyorlar onlar direnirken, bütün Türkiye halklarının geleceği eziyet altına alınıyor. Bir yandan da bu nedenle bu davalara sahip çıkmamız gerekiyor. Başarıya gidecek yolda bize lazım olan dayanışmadır. Bu dayanışmayı daha da büyütmemiz gerektiğini biliyoruz. Ayaklar altına alınan diktatörlüğün kerpeteni haline gelen hukukun da özgürleşmesi için bir adımdır. Artık hukukun gereklerini yerine getirsinler. Bu adaletsizlik hepimiz için bitsin” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

 

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found