Çarşamba, Nisan 24, 2019

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Langfristige Artikel

Box Link

Events

 PANO

 

1 Mayıs'ın doğuşu - Dayanışma Tv

 

 

 

 

 Zonema de Domane ma

 

   
   
   
   

  

Dersimzaza.com'dan kısa bir açıklama

Facebook'ta sitemizin ismi ile benzerlik taşıyan bazı sayfalar görülmektedir. Bu sayfaların sitemizle hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizin www.dersimzaza.com adresi dışında internet üzerinde herhangi bir hesabı ya da sayfası bulunmamaktadır.

Kamuoyunun dikkatine sunulur.

Dersimzaza.com

 


 

Tahir Elçi cinayetinde üç boyutlu rapor: Üç polisten biri öldürdü!

 

Tahir Elçi cinayetinde üç boyutlu rapor: Üç polisten biri öldürdü!

 

Ahval / Forensic Architecture*
Şub 08 2019
 

Dört yıl önce Sur'da düzenlediği basın toplantısı sırasında ensesine isabet eden bir kurşunla hayatını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin ölümüne ilişkin davanın seyrini değiştirecek bir rapor açıklandı.

Elçi'nin ölümüne yol açan kurşunun hangi silahtan çıktığı ve kim tarafından ateşlenmiş olabileceğine dair bulgulara yer veren rapor, Londra merkezli uluslararası araştırma şirketi Forensic Architecture'dan geldi.

Teknik bir araştırma yürüten araştırma şirketi, kamuoyuna açıklanan raporunda, Elçi'nin olay yerinde bulunan üç polisten birisinin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmiş olabileceği sonucuna varıldığı belirtiliyor.

BBC Türkçe'den Selin Girit'e konuşan Avukat Barış Yavuz, raporun ardından tanık olarak dinlenmiş olan üç polisin şüpheli olarak ifadelerinin alınmasını talep etti.

Diyarakır Barosu'nun cuma günü bir basın toplantısı düzenleyererek rapordaki bulguların detaylarını kamuoyu ile paylaştı.

Baro'nun açıkladığı rapora göre Elçi’nin öldürülmesi esnasında olay yerinde bulunan YDG-H mensuplarından ikisi de öldürücü atışı yapmadı ancak polis memurlarından üçünün Elçi’ye yönelik doğrudan ateş hattı vardı ve eşkali raporda verilen bir tanesi açık ve engelsiz bir ateş hattıyla silahını ateşleyen tek memurdu. Olay sonrasında ifade veren bazı polislerin beyanının aksine raporda, uzak bir mesafeden uzun namlulu bir silahın ateşlendiğine dair herhangi bir işitsel delile ulaşılamadığı da belirtildi. Baro, bu rapor sonrası şüpheli olan polislerin tutuklanmasi çağrısı yapıyor.

 

Tahir Elçi, 28 Kasım 2015'te Sur semtindeki 16'ıncı yüzyıldan kalma Şeyh Mutahhar Camii yanındaki tarihi Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yapıyordu.

O sırada Gazi Caddesi'nde bir çatışma çıkmış, PKK'nın gençlik kolu YDG-H'ye bağlı iki militan ile iki polis memuru arasındaki çatışmada polis memurları yaralanmış, biri daha sonra hayatını kaybetmişti.

Olay yerinden kaçan militanlar, basın toplantısının yapıldığı Yenikapı Caddesi'ne koşmuş, burada bulunan sivil polis memurları ile karşılıklı ateş açılmıştı. Tahir Elçi, bu sırada vurularak ölmüştü.

Dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, "Bu olay mutlak surette aydınlatılacak, bizim dönemimizde faili meçhullere izin vermeyiz. Hedef sadece Tahir Elçi değil, Türkiye'dir" diye konuşmuştu.

Birkaç gün sonra yaptığı açıklamada, Davutoğlu, Tahir Elçi cinayetinin sorumluluğunun PKK'ya ait olduğunu söylemişti.

Ancak aradan üç yılı aşkın zaman geçmesine karşın, davada hâlâ şüpheliler belirlenemedi. Gizlilik kararı olan soruşturmada henüz bir iddianame de bulunmuyor.

 

Diyarbakır Barosu, Forensic Architecture'ın araştırmasının sonuçlarını "uzman görüşü" olarak Aralık ayında savcılık makamıyla paylaşmıştı.

Avukat Barış Yavuz, şunları söylüyor:

"Tahir Elçi'nin ölümüne sebebiyet veren mermi çekirdeği bulunamadı. Tahir Elçi'nin ölüm anı ise tespit edilemedi. Bütün kameralar o sırada koşan iki örgüt üyesine dönmüş vaziyetteydi. Bu yüzden o anı, Tahir Elçi'nin öldürüldüğü anı bulabilmek için bu ana en yakın zamanı oluşturabilmek açısından görüntüleri, sesi, bu gördüğünüz mekanın fiziksel yapısını hepsini 3D modelleme yaparak birleştirmeye çalıştık. Tanık ifadeleriyle, bilgilerle, belgelerle ölüm anını yeniden oluşturmaya çalıştık."

Forensic Architecture raporu, Diyarbakır Barosu'nun sunduğu kanıtlar, tanık ifadeleri, olay yerinde dört ayrı kameradan çekilen görüntüler, ses analizleri ve mekanın üç boyutlu dijital bir modelinin inşası üzerinden yapılan incelemeler sonucunda hazırlanmış.

 

Araştırmada, olay yeri inceleme raporundaki bulgulardan yararlanıldığı kaydediliyor. Olay anını kaydeden dört ayrı kameranın görüntüleri eş zamanlı hale getirildiği ve senkronize edildiği belirtiliyor.

İncelemelere ilişkin teknik detaylar şöyle anlatılıyor:

"Ardından Elçi'nin ölümünün gerçekleştiği zaman aralığı, Elçi'nin ayakta olduğu son kare ve yerde yatarken göründüğü ilk kare ile son duyulan atış sesine göre 9 saniyelik bir dilime indirildi. Bu zaman diliminde gerçekleşen 40 el silah atışı bir zaman çizelgesine yerleştirildi. Mimari planlar ve uydu görüntüleriyle, olay yerinin üç boyutlu bir modeli oluşturuldu. Elçi'nin bedeninin görüldüğü bir fotoğraf üzerinden Elçi'nin vurulduğundaki konumu tespit edildi, vurulduğu anda nerede olduğu değerlendirildi. Bu noktanın Elçi'nin öldürüldüğü zaman aralığında hangi silahların ve kimin atış alanında bulunduğu incelendi. Buna göre, olay yerinde bulunan iki PKK militanından birinin Elçi henüz hayattayken olay yerinden uzaklaşmış olduğu, diğerinin ise silahının önce atış istikametinde doğrultulmadığı, sonra ise silahını elinden atmış olduğu belirlendi. Dolayısıyla raporda Elçi'nin olay yerindeki iki PKK militanının silahlarından çıkan kurşunlarla öldürülmüş olması ihtimalinin bulunmadığı ifade edildi. Yapılan sonik inceleme neticesinde de olay yerinin dışından uzun menzilli bir silahın kullanılmış olmasının da mümkün görünmediği savunuldu."

Araştırmaya göre, Tahir Elçi'yi öldüren kurşun büyük ihtimalle olay yerinde bulunan üç polis memurundan birinin silahından çıktı.

Raporda, şüpheler özellikle Elçi'ye yönelik açık bir atış hattı bulunduğu bir anda silahını ateşlediği belirtilen bir polis memuru üzerinde yoğunlaştı.

Forensic Architecure'ın direktörü Eyal Weisman, rapora ilişkin olarak, "Biz sadece gördüklerimiz üzerinden konuşabiliriz. Bir silahın ateşlendiğini görüyoruz, o silahın yönünü görüyoruz, ve üç boyutlu bir ortamda o merminin Tahir Elçi'yi vurmuş olabileceğini ifade ediyoruz. Spekülasyon yapmak istemiyoruz, bu bizim işimiz değil" diye konuştu.

* Forensic Architecture (Kaynak): Londra Üniversitesi Goldsmiths Koleji bünyesinde çalışan ve mimarlar, bilim insanları, akademisyenler, basın uzmanları, sinemacılar, teknoloji uzmanları ve diğer uzman profesyonellerden oluşan bir ekibi bulunan Forensic Architecture, uluslararası savcılar, insan hakları kuruluşları, siyasi kuruluşlar ve çevre adaleti örgütleri için ileri düzey mimari ve mecra odaklı araştırmalar yapıyor.

Uluslararası hukuk alanında pek çok insan hakları soruşturması ve kovuşturması için mekânsal araştırma ve delil sağlayan kurum, araştırma ve delil sağladığı soruşturma ve kovuşturmalara dair raporda şu bilgilere yer veriyor:

  • Ekim 2013’te New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Meclisi’nde ve 2014’te Cenevre’deki BM İnsan Hakları Konseyi’nde, BM Terörle Mücadele Özel Raportörü için hazırlanan insansız hava araçlarının savaşta kullanımıyla ilgili araştırma.
  • Pavlos Fyssas’ın Altın Şafak tarafından öldürülmesi konusunda yapılan araştırma ve 10-11 Eylül tarihlerinde Atina Temyiz Mahkemesi’ne sunulan rapor.
  • İsrail Yüksek Mahkemesi’nde, Filistin köyü Battir ile İsrail Savunma Bakanlığı arasındaki davada köylüleri savunan avukat Michael Sfard’ın sunduğu ajansın hazırladığı deliller. Bunlar davanın 4 Ocak 2015’te köylüler tarafından kazanılmasına katkıda bulunmuştur.
  • Kasım 2012’de Cenevre’de BM İnsan Hakları Konseyi’ne ve Mart 2011’de İsrail Yüksek Mahkemesi’ne (Yesh Gvul hareketi ve insan hakları avukatı Michael Sfard için) sunulan “Kentsel Bölgelerde Beyas Fosfor Kullanımı” başlıklı rapor
  • Forensic Architecture bünyesindeki Forensic Oceanography (Adli Denizbilim) ekibi (Charles Heller ve Lorenzo Pezzani) tarafından Nisan 2012’de Fransız Temyiz Mahkemesi’ne, Kasım 2013’te Brüksel Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, Haziran 2013’te de İspanya ve İtalya’daki mahkemeler sunulan ölüme terk edilen göçmen botuyla ilgili araştırmalar
  • Mart 2015’te BM Bağımsız Araştırma Komisyonu’na ve Mart ve Eylül 2015 tarihlerinde Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sunulan, 2014 Gazze Savaşı’yla ilgili, Forensic Architecture’ın Uluslararası Af Örgütü ile birlikte hazırladığı “Gazze Platformu” ve “Refah: Kara Cuma” başlıklı raporlar
  • Forensic Architecture ekibinin bazı üyeleri ayrıca Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Teknoloji Danışma Kurulu’nda yer almaktadır.

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Raporun İngilizce orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found