Cumartesi, Temmuz 20, 2019

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Langfristige Artikel

Box Link

Events

 PANO


 


 

20 Temmuz 2015 tarhinde Suruç'ta 33 sosyalist gencin katletildiği katliam, 2014 yılından itibaren,

varlığını göreceli burjuva demokrasisi şartlarında sürdüremeyeceğini gören faşist rejimin,

açık terör yoluyla ayakata kalma politikasının ürünüdür.

Bu faşist terör sürecinde gerçekleştirilen bir dizi katliamda IŞİD'in taşeron olarak kullanılması,

Erdoğan faşizminin sorumluluğunu örtmez.

4. yıl dönümünde katliamda yitirdiğimiz gençlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Onların mücadelesini ve anılarını faşizmi yenerek yaşatacağız.

 

 

 

 Zonema de Domane ma

 

   
   
   
   

  

Dersimzaza.com'dan kısa bir açıklama

Facebook'ta sitemizin ismi ile benzerlik taşıyan bazı sayfalar görülmektedir. Bu sayfaların sitemizle hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizin www.dersimzaza.com adresi dışında internet üzerinde herhangi bir hesabı ya da sayfası bulunmamaktadır.

Kamuoyunun dikkatine sunulur.

Dersimzaza.com

 


 

İHD: Hantaş'ın yargısız infaz edildiğine dair somut deliller var

 

İHD: Hantaş'ın yargısız infaz edildiğine dair somut deliller var

 

MA / 14:27 17 Nisan 2019

 

DİYARBAKIR – İHD Diyarbakır Şubesi, soruşturma dosyasında elde ettikleri bilgi ve belgeler ışığında Recep Hantaş’ın yargısız infaz edildiğine yönelik somut deliller olduğunu açıkladı. Dernek, dosyanın sürümcemeye  bırakılarak, cezasızlık politikalarına terk edilmemesi gerektiğini vurguladı. 

 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Yenişehir ilçesi Şehitlik Semti'nde bulunan Sümerpark'ta polislerin açtığı ateş sonucu öldürülen Recep Hantaş'a ilişkin yazılı açıklama yaptı. 
 
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma henüz başlamadan, yargı makamından başta maktulün yakınları olmak üzere kamuoyuna konu ile ilgili bilgilendirme yapılmadan, Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamanın maksatlı ve polisleri koruyucu bir yaklaşım olduğu belirtilen açıklamada, “Sadece fail konumundaki emniyet kaynaklarına dayandırılarak yapıldığı çok net olan açıklamada, yaşamını yitiren yurttaşın kimliği kriminalize edilmekte ve kolluk güçlerinin ihmallere yer bırakmayacak şekilde vazifesini yaptığı vurgulanmaktadır. Valilik açıklamasındaki maktulün ve tanığın adli kayıtlarının açıklanması fail polis/polislerin eyleminin aklanmasına yönelik açıklama olarak değerlendiriyoruz. Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan bu açıklamanın benzerlerine daha önce de şahitlik ettiğimizi ifade etmek isteriz. Yetkili kurumlardan yapılan bu tür açıklamaların kolluk güçlerinin elindeki sınırsız gücün keyfi ve pervasızca kullandığı çok sayıda olay mevcuttur. Valilik, Diyarbakır’da 2013 yılında zırhlı aracın kasten çarpması sonucu öldürülen Şahin Öner için ‘Elindeki patlayıcının infilak etmesi sonucu’ yaşamını yitirdiğini açıklarken, 2017 yılı Newroz’unda polis tarafından vurularak öldürülen Kemal Kurkut için ise ‘Canlı Bomba’ şüphesiyle vurulduğu şeklinde açıklama yapmıştır. Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan bu tür açıklamaların, fail konumundaki kolluk kuvvetini korumaya ve soruşturma sürecini doğrudan etkilemeye dönük risk taşıyan açıklamalar olduğunu belirtmek isteriz” denildi. 
 
'GÖRÜNTÜLER VALİLİK AÇIKLAMASINI DOĞRULAMIYOR'
 
Olaya ilişkin soruşturma dosyasında bulunulan görüntülerin incelendiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar yer aldı: “Olaya ilişkin soruşturma dosyasında bulunan ve tarafımızca ulaşılan ve incelenen belge ve bilgilerde, bu olayın ne şekilde ve nasıl gerçekleştiği çok net bir şekilde anlaşılmaktadır. Buna göre; Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına konulan olay anına ilişkin görüntü kayıtlarında; sırtı şüpheli polise dönük şekilde koşan ve üzerinde ateşleyici/yaralayıcı silah türünden bir cisim bulunmayan savunmasız maktule, dosya kapsamında tutuklanan polis tarafından hedef alınmak suretiyle öldürmek kastıyla ateş edildiği net bir şekilde görülmektedir. Bu sebeple olay anına ilişkin ortaya çıkan görüntüler, Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamayı ve açıklamada olaya dair verilen bilgileri doğrulamamaktadır. Maktul Recep Hantaş’a ait ‘Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı’nda; vücudunda 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği, 1 adet şarapnel giriş nedenli yaralanma meydana geldiği, vücuduna 2 ateşli silah mermisi girişi, bir çıkışının bulunduğu tespitler yer almaktadır. Yine raporda, ensesinin sağ tarafından giren ateşli silah mermisinin, sağ göz ve burun kısmından çıktığı, Hantaş’ın sağ bacak diz kısmından giren ateşli silah mermisine ait şarapnel parçası girişi bulunduğu, şarapnel parçasına ait metalin ise karın bölgesinden çıkarıldığı belirtilmiştir. Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağındaki veriler değerlendirildiğinde fail polisin maktul Hantaş’a öldürmek kastıyla ateş ettiği anlaşılmaktadır. Aynı şekilde maktulün vücudunda şarapnel parçacısının tespit edilmesi, olayda ağır silahların kullandığını da göstermektedir.”
 
YARGISIZ İNFAZ
 
Yasal değişiklerle kolluğa silah kullanma yetkisinin sürekli genişletilmesiyle Recep Hantaş’ın öldürülmesinde olduğu gibi kolluğun en basit olayda bile silah kullanma yetkisini keyfi bir şekilde kullanımına yol açtığı ifade edilen açıklamada, “İnsan hakları savunucuları olarak bizler; soruşturma dosyasında elde ettiğimiz bilgi ve belgeler ışığında Recep Hantaş’ın yargısız infaz edildiğine yönelik somut deliller olduğunu ifade etmek istiyoruz. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, hızlı ve etkin soruşturma yürütülerek fail/faillerin cezalandırılmasını talep ediyoruz. İnsan Hakları Derneği olarak bu dosyanın ve sürecinin sonuna dek takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz. Dosyanın sürümcemeye  bırakılarak, cezasızlık politikalarına terk edilmemesi gerektiğini hatırlatıyoruz” denildi.
 

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found