Cuma, Ağustos 14, 2020

Platzhalter roof5

 

Arama

Langfristige Artikel

Box Link

Events


 

 PANO

 

 
 

 
 
   
   
   

  

Dersimzaza.com'dan kısa bir açıklama

Facebook'ta sitemizin ismi ile benzerlik taşıyan bazı sayfalar görülmektedir. Bu sayfaların sitemizle hiç bir ilgisi yoktur. Sitemizin www.dersimzaza.com adresi dışında internet üzerinde herhangi bir hesabı ya da sayfası bulunmamaktadır.

Kamuoyunun dikkatine sunulur.

Dersimzaza.com

 


 

'Zulmün doruğa çıktığı yer'

 

'Zulmün doruğa çıktığı yer'

 
MA / 25 Mayıs 2020
 
 
İSTANBUL - Kilyos'ta cenazesi kaldırıma gömülenlerden biri olan Abdulrahim Koç’un kardeşi Cabbar Koç, mezarlığı "Zulmün doruğa çıktığı yer" olarak tarif ederek, Kürt hafızasının silinmeye çalışıldığını söyledi. 
 
Bölge kentlerinde son yıllarda mezarlıklara ve cenazelere yönelik başlayan saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Baskı ikliminin en fazla hissedildiği 2017 yılında başlayan saldırılar kapsamında bugüne kadar çok sayıda mezarlık birden fazla kez tahrip edildi. Yine, mezarlıklarda bulunan cenazeler de ailelerinden habersiz bir şekilde çıkarılarak, başka kentlerde kimsesizler mezarlığına gömüldü. Bu saldırıların en çarpıcı örneği ise, Bitlis'in Tatvan ilçesine bağlı Yukarı Ölek (Oleka jor) Köyü'ndeki Garzan Mezarlığı'nda yaşananlar oldu. 19 Aralık 2017 tarihinde ilan edilen yasak sırasında mezarlığın bombalanması sonucu içerisindeki cami tamamen yıkıldı ve mezar taşlarının hepsi tahrip edildi. 
 
CENAZELER VERİLMİYOR
 
Bombalamanın ardından kepçelerle mezarlar tek tek açılarak, içindeki cenazeler ailelerden habersiz kaçırıldı. Aileler bunun üzerine harekete geçerek cenazelerinin peşine düştü. Aileler ve kamuoyunun baskısı sonucu, 2 Ocak 2018 tarihinde Bitlis Valiliği açıklama yapmak zorunda kalarak, cenazelerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'na (ATK) götürüldüğünü söyledi. Valilik, ayrıca açıklamasında mezarlıkta 279 mezarın olduğu ve bu mezarların 11’ni boş olduğu, 268 cenazenin çıkarıldığını açıkladı. Valiliğin bu açıklamasının ardından cenaze sahipleri kan örnekleri verdi. 
 
KALDIRMA GÖMÜLDÜLER
 
Sonrasında, uzun süre ATK’de bekletilen cenazelerin İstanbul'daki Kilyos Mezarlığı içinde bulunan kimsesizler mezarlığına gömüldükleri söylendi. Ancak, geçtiğimiz günlerde cenazelerin mezarlık içinde bulunan kaldırıma gömüldükleri ortaya çıktı. İki yılı aşkın süre 268 olarak bilinen cenaze sayısının, ATK raporu ile 282 olduğu öğrenildi. 282 cenazeden sadece 21’i ailelerine teslim edildi.  Açılan kaldırmada üst üste gömülen 261 cenaze halen ailelerine teslim edilmeyi bekliyor. 
 
KOÇ'UN HİKAYESİ
 
Söz konusu yere defnedilen ve 2 buçuk yıldır aileye teslim edilmeyen cenazelerden birisi de PKK'li Abdulrahim Koç'un cenazesi. Koç, 1994 yılında Bitlis’in Tatvan ilçesinde girdiği çatışmada yaşamını yitirir. Koç’un cenazesini bölgede bulunan köylüler kendi çabaları ile defneder. Uzun süre oğullarından haber alamayan Koç ailesi, 1995 yılında Abdulrahim’in ölüm haberini aldıktan sonra çatışmanın yaşandığı bölgeye gider ve cenazenin defnedildiğini öğrenir. Aile, her ne kadar cenazeyi görmek istese de, dönemin çatışmalı koşulları buna el vermez.  
 
YILLAR SONRA YAŞANAN 'KAVUŞMA'
 
"Çözüm süreci" adı altında başlatılan diyalog süreciyle döneminde Koç’un cenazesi arkadaşları tarafından Tatvan’da defnedildiği yerden çıkarılarak, Garzan’da kurulan mezarlıkta defnedilir. 1994 yılında bu yanan çocuklarının mezarını dahi göremeyen Koç ailesi, ilk defa 2015 yılında Garzan Mezarlığı'nda Abdulrahim'in mezarını ziyaret eder. 
 
O anın tarifini anlatmanın mümkün olmadığını söyleyen Koç’un kardeşi Cabbar Koç, cenazenin mezarlığa defnedildiğini gördüklerinde, ağabeyine kavuşmuş gibi hissettiklerini belirtti. 
 
AİLE CEVAP BEKLİYOR
 
Yaklaşık 3 yıl Garzan Mezarlığı'nda kalan Abdulrahim Koç’un cenazesi, yeniden başlayan çatışmalı sürecin ardından 2017'de askerler tarafından önce İstanbul ATK'ye, ardından Kilyos Mezarlığı içinde bulunan kaldırıma gömülür. Garzan Mezarlığı'nın yıkım haberini alan Koç ailesi, hemen Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığına gidip kan örneği vererek, cenazelerinin kendilerine verilmesini ister. Savcılık, uzun bir süre sonra aileye haber vererek, DNA için anne baba sağsa örneklerin kendilerinden alınacağını, sağ değilse erkek kardeş yada kız kardeşten kan örneklerinin alınıp DNA eşleşmesi yapılabileceğini aileye söyler. 
 
Koç’un annesi yıllar önce yaşamını yitirdiği için kan örneği veremezken, baba ise 90 yaşında olduğu ve yürümekte zorlandığı için Bitlis’e gidip kan örneği verecek durumda değil. İstanbul’da olan aile, dilekçe yazarak talimatla İstanbul’dan babadan kan örneği alınması için talepte bulunur. Aile, şimdiye kadar taleplerine olumlu ya da olumsuz bir cevap almış değil. 
 
AİLE BİR KEZ DAHA YIKILDI
 
Cenazelerin Kilyos Mezarlığı içindeki kaldırıma gömülmesini öğrendiklerinde bir kez daha yıkıldıklarını belirten Cabbar Koç, 2 buçuk yıldır cenazeye işkence yapıldığını, normal şartlarda DNA örneğinin kardeşlerden de alınabileceğini belirtti. Kardeş Koç, devletin bunu yapmak yerine 90 yaşında yürüyemeyen bir insanı kendi ayağına getirmek istediğini söyledi. Bu yapılanları tarif etmenin zor bir şey olduğuna vurgu yapan kardeş Koç, mezarlıklara dönük saldırılarla Kürt halkının hafızasının yok edilmek istendiğini, ancak bu hafızanın yok olmayacağına vurgu yaptı. 
 
HEM KUTSAL HEM HAFIZADIR
 
Mezarlıkların Kürtler için tek başına kutsallık anlamına gelmediğini belirten Koç, “Bizler o mezarlara bakınca aynı zamanda bize yapılan zulümleri de hatırlıyoruz. Mezarlıklar aynı zamanda bize kendi köklerimizi de hatırlatıyor. Bizim mezarlarımıza saldırarak ya da kaldırım kenarına gömerek bize bu saydıklarımı unutturma istiyorlar. Bunu başarmaları çok zor çünkü cenazelerimiz nerede olursa  olsun biz oraları birer kutsal mekanlara çevireceğiz” diye konuştu. 
 
'HİTLERDEN BİR FARKLARI YOK'
 
Kilyos'taki tablonun devlet için "utanç" olduğunu ifade eden Koç, şöyle devam etti: "Biz bu utancı onların yüzüne her fırsatta çarpacağız. Orası bir mezarlık değil orası toplu bir mezar. 261 cenazenin üst üste gömüldüğü toplu bir mezar. Bu zulmü unutmamız mümkün değildir. Tam da sözün bittiği yerdir, kelimeler yetmiyor bunu anlatmaya. Böyle bir vahşetin karşısında gerçekten söylenecek kelime bulamıyorum. Hitler faşizmi on binlere insanı gaz odalarında katletti. Ha gaz odalarında yakmak ha kaldırıma gömmek ikisinin arasında bir fark yok. Aynı zihniyeti paylaşıyorlar. Mezarları yıkıp cenazeleri kaçırmak, zulmün en doruğa çıktığı yer budur işte."