Perşembe, Eylül 21, 2017

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Archiv

‘Erdoğan kafa tutmuyor da biz eleştirince mi kafa tutmuş oluyoruz?’

 

 

‘Erdoğan kafa tutmuyor da biz eleştirince mi kafa tutmuş oluyoruz?’

Mêrdîn’de hakkında açılan davanın duruşmasında konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bilal Erdoğan ifadeye çağrıldığında ‘oğlum ifade vermeye gitmeyecektir’ ifadelerini hatırlatarak, ‘Şimdi bütün bunlar yargıya kafa tutmak olmuyor da bizim AKP’ye karşı eleştirimiz mi yargıya kafa tutmak oluyor?’ diye sordu

 

Özgürlükçü Demokrasi / 20 Aralık 2016

 

Halkaların Demokratik Partisi (HDP) Eşbakanı Selahattin Demirtaş hakkında 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkında açılan davanın ikinci duruşması görüldü. 2 Şubat 2016 tarihinde HDP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma gerekçesiyle yargılanan Demirtaş’ın duruşmasına, HDP Mêrdîn (Mardin) Milletvekilli Erol Dora’nın, avukatları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

‘Yargılama başlamadan suçlu ilan edildik’

Tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan Demirtaş, adil yargılanma hakkının engellendiğini belirterek, “Bizim yargılanmalarımız başlamadan zaten suçlu ilan edilmiş ve kamuoyu nezdinde karsı bir propaganda ile hakkımızda hüküm kesilmiştir. Bu koşullarda savcılıkta ifade veremeyeceğimizi ifade ettik. Ama yargı önüne çıkmaya korktuğumuz için değil bunu AKP’nin yargı şekline karşı çıktığımız için bu kararı aldık” dedi.

‘AKP’yi eleştirmek mi yargıya kafa tutmak oluyor?’

Kendisi ve HDP milletvekilleri hakkında açılan nerdeyse 500’ye yakın fezlekenin Gülen Cemaati tarafından hazırlandığını belirten Demirtaş, “Hatırlanırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal Erdoğan savcılığa çağrıldığında ‘oğlum ifade vermeye gitmeyecektir’ demiştir. MİT müsteşarı idareye çağrıldığında Hakan Fidan ‘İfade vermeye gitmeyecektir’ demiştir. Anayasa Mahkemesi Can Dündar kararına karşı Erdoğan ‘Bu kararı tanımıyorum saygı da duymuyorum’ demişti. Şimdi bütün bunlar yargıya kafa tutmak olmuyor da bizim AKP’ye karşı eleştirimiz mi yargıya kafa tutmak oluyor. Bunu kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

‘Yaptığım konuşma denetimdir’

İddianamedeki suçlamaların hükümete eleştiri olduğunu belirten Demirtaş, şu ifadeleri kullandı: “Siyasi eleştirilerdir. Ordu polis ve Jandarma yürütmeye bağlıdır. Burada yaptığım konuşma da hükümetin bir siyasi ve idari kararını eleştirerek kamuoyunda teşhir ederek uyararak ve doğruyu göstererek yapılmış bir denetimdir. Parlamento yürütmenin denetleyicisidir. Ahmet Davutoğlu yönetimindeki siyaset çok vahim hatalar yapıldı. Oysaki o günlerde çözüm süreci PKK’nin Türkiye’ye karşı bütün silahlı-silahsız şiddet eylemlerine nihai olarak son vereceği tartışmalarının yapıldığı günlerdi. Cizre, Şırnak, Nusaybin, Sur ve benzeri il ilçelerde orantısız güç kullanımı sivillerin ölümüne yol açan şehirlerimizin haritadan silinmesine neden olan operasyon talimatların Davutoğlu başkanlığındaki ve yine bakıldığında bu siyasi kararları uygulayan en üst düzey emniyet amirlerinin neredeyse tamamının darbeye teşebbüsten tutuklu olduğu da görülmekte. Benim yaptığım basın açıklaması ve konuşma o gün yapılan yanlışlara samimi eleştirilerdir. Burada yargılanması gereken bir şey varsa Davutoğlu başkanlığındaki hükümet ve o dönem görev yapanlardır.”

‘Davutoğlu döneminde işe alındı’

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a düzenlenen suikastla öldürülmesine de değinen Demirtaş, “Dün Ankara’da bir suikasta kurban giden Rus Büyükelçisini öldüren kişi Ahmet Davutoğlu döneminde işe alınmış bir polis memurudur. Rus uçağının düşürülmesi talimatını veren Ahmet Davutoğlu. Dokunulmazlıklarımızı, Anayasaya aykırı teklifle parlamentoya getirendedir. Belediye başkanlarına kayyum, tutuklanmalar ve bunların hazırlıklarının yapıldığı dönem Davutoğlu başkanlığındaki dönemdir. Türkiye tarihindeki en ağır sorunlarla ile karşıya karşı karşıya kaldığı dönem Davutoğlu dönemidir” dedi.

‘Şehirlerin yıkılmasından yargılanan tek kişiyim’

Kürt ve Türk halkının tarihsel birlikteliğine dikkat çeken Demirtaş, “Hepimizin ortak geleceğini belirleyecek olan bir parti siyasi lider etrafında birleşmek değildir. Demokrasi ve insan hakları ilkeleri etrafında birleşmektir. Şırnak diye bir şehir haritadan silinmiştir. Cizre ve Nusaybin’in yarısı yok olmuştur. Bunlar hakkında yargılanan tek kişi var o da benim. Bu iddianame bir suçlama değil aslında bu Davutoğlu’nun FETÖ El Nusra’yı yargı içine sızdıran kafasında planladığı Neo-Osmancılık politikasını hayata geçirmenin gizli ve sinsi birer aşamalarıydı. Asıl yargılanması gereken Davutoğlu ve hükümetidir. Özgürlük eşitlik adalet için mücadeleye devam edeceğiz. Bizi bu şekilde anlayan her siyasi oluşumla el ele verip bu tezgâhtan çıkmayı başaracağız. Bu davalar açıldı diye bu haksız tutuklama yapıldı diye asla geleceğe dair inancımızı yitirmeyeceğiz” dedi.

Demirtaşı’n konuşmasının ardından avukatları, “Suç kapsamına alınan konuşmanın Anayasa hukukçusu veya siyaset bilimcisi tarafından incelenmesi”ni ve beraatını talep etti.

Mahkeme heyeti ise, talepleri reddederek bir sonraki duruşmayı 28 Mart 2017 tarihine erteledi.

MÊRDÎN

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found