Perşembe, Eylül 21, 2017

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Archiv

Encü: Dokunulmazlıklarımız yeni rejime engel olmayalım diye kaldırıldı

 

Encü: Dokunulmazlıklarımız yeni rejime engel olmayalım diye kaldırıldı

 
DİHABER / 18:52 12 Ocak 2017
 

ŞIRNAK - Kocaeli Kandıra E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan HDP’li Ferhat Encü tutuklulk durumlarına dikkat çekerek “Dokunulmazlıklarımız rejim değişikliğine engel olmayalım diye kaldırıldı” dedi.

Şırnak’ta 2 Şubat 2016 tarihinde Silopi’den İdil’e gitmek isteyen ve Cizre girişinde kendisine izin verilmeyerek engellenen HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü hakkında “Kamu görevlisinin görevini engelleme ve kamu görevlisine hakaret” suçundan açılan dava kapsamında Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 1. duruşması görüldü. Kocaeli Kandıra E Tipi Cezaevi’nde bulunan Ferhat Encü ve avukatları Özlem Zıngıl, Zeynep Çakmakçı, duruşmaya SEGBİS üzerinden katılırken, duruşma salonunda ise HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan, Şırnak Barosu avukatlarından Filiz Ölmez, Encü’nün yakınları ve dosyada bulunan polislerden iki müşteki polis katıldı.

Okunan iddianame ardından savunmasını yapan Ferhat Encü, milletvekili sıfatının devam etmesine rağmen tutuklu bulunduğunu belirterek, yargılanma nedeninin tamamen siyasi bir karara dayandığını ifade etti.

TUTUKLANMA NEDENİMİZ YAPTIĞIMIZ GÜÇLÜ MUHALEFET

3 Kasım 2016 tarihinde gece yarısı, farklı savcılıkların aynı anda harekete geçtiği eş zamanlı gerçekleştirilen bir operasyon dahilinde diğer milletvekilleri ile birlikte farklı savcılıklara çıkarıldıklarını aktaran Encu, “Daha sonra öğrendiğim üzere, bizler gözaltına alınırken televizyonlar bunu “HDP’ye terör operasyonu” başlığıyla son dakika haberi, sıcak gelişme olarak vermiş. Bizler, seçilmiş halk temsilcileriyiz. Şahsımızı değil, bizleri seçen seçmen kitlelerini temsil ederiz. Şu anda da TBMM’nin dokunulmazlığa sahip bir üyesiyim. Milletvekili olarak burada tutuklu olarak tutulmam hukuk dışıdır. Tutuklanma nedenimiz yaptığımız güçlü muhalefettir. Demokratik bir rejimde Meclis’te muhalefet partisi olarak yapmamız gereken şeydir” şeklinde konuştu.

KAPALI KAPILAR ARDINDA ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ KONUŞULUYOR

AK Parti’nin tek başına anayasa değişikliği yapması için önünde engel olarak gördüğü 3’üncü parti olan HDP’nin milletvekillerini tutukladığını söyleyen Encu, “Cumhurbaşkanı’nın hedefi başkanlık sistemidir. Adına başkanlık, cumhurbaşkanlığı sistemi denilse de bu başkanlık sistemi değil, kuvvetlerin birliğidir. Kapalı kapılar ardında, kimsenin bilmediği pazarlıklar sonucunda oluşturulan bir metin Anayasa Komisyonu’na getirilmiş, hazırlanırken HDP açıkça dışlanmış, komisyonda görüşülürken de muhalefet tamamen susturulmuştur. Dokunulmazlıklarımız rejim değişikliğine engel olmayalım diye kaldırıldı” diye aktardı.

Milletvekili olmasına rağmen devletin askerleri tarafından hakarete uğradığını söyleyen Encu, “Bana ‘Burada devlet biziz, ne milletvekili, biz devletin onurunu temsil ediyoruz. Siz teröristsiniz, eşkiyasınız, bize saldırmak için arabadan indiniz’ dedi’ Hakkımda bunun için de fezleke düzenlenmiş, şimdi bunun için de dava açıldı. Bana inanmıyor olabilirsiniz, o gün neler yaşandığını gazeteci Mahmut Oral’ın kaleminden okuyabilirsiniz” diye konuştu.
Sokağa çıkma yasağında halkın yanında kalarak yaşanabilecek ihlalleri engellemek için ilçede kaldığını söyleyen Encu, “Sokağa çıkma yasaklarında ne gibi ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Milletler’in, Avrupa Konseyi’nin raporlarındadır. Uluslararası boyutta akredite edilmiş yerel sivil toplum kuruluşlarının, Baroların, saygın uluslararası kurumların raporlarındadır. Hukuka aykırılığı Avrupa Parlamenterler Meclisi’nin kararında, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri’nin raporunda, Venedik Komisyonu’nun görüşündedir. Hepsi tarihe not düşülmüştür. Çünkü gerçekler saklanamaz, karartılamaz” diye konuştu.

ŞEHRE GİRMEK ÖZELLİKLE SİZE YASAK!

Şırnak’ta ilçe girişlerinde defalarca engellendiğini aktaran Encu, 24 Ocak günü ilçeye girerken aracının önünün kesildiğini ve kendisine “Şehre girmek özellikle size yasak” denildiğini kaydetti.

Roboski’nin bombalandığı 28 Aralık 2011 tarihinde de biri öz kardeşi olmak üzere toplam 34 akrabasının bombalanarak öldürüldüğünü söyleyen Encü, “Dosya takipsizlikle kapanmıştır, bir tek kişi bile yargılanmamıştır, bizlere de tazminat teklif edilmiştir. Ben başta bu adalet arayışımızı, bununla birlikte cezasızlığın sona erdirilmesi çabasını siyaset zemininde sürdürmek için milletvekili adayı oldum.Mayıs ayı sonunda Roboski sınır hattı bombalandığında, partimizin Mersin ilçe örgütünün düzenlediği toplantıya katılmak için bu şehirdeydim. Haberi alır almaz yola çıktım. 30 Mayıs tarihinde her zaman olduğu gibi Kasrik’te durduruldum. Geçiş nedenimin akrabalarımın cenazesine katılmak olduğunu söylememe, bunun bilinmesine, bu konuda Meclis Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı dahil aramadık kimse bırakmama rağmen geçirilmedim. Ertesi gün 31 Mayıs’ta tekrar gittim. Yine geçirilmedim” şeklinde ifade etti.

ASIL BENİM GÖREVİMİ YERİNE GETİRMEM ENGELLENMİŞTİR

İddianamede geçen ibarelerin eksik ve tek taraflı olduğuna değinen Encu, şu hususları ekledi: “Sadece aleyhime deliller toplanmış, lehime olan hiçbir husus belirtilmemiştir. Kamu görevlisi olarak başka bir kamu görevlisine görevini yaptırmamak için nasıl direnmişim anlayamıyorum. Bizim kimliklerimize bakılmıştı, yola devam edebileceğimiz söylenmişti, hatta eskort verilmişti. Ben olay yerinde bu keyfi uygulamaya itiraz ettim. İddianamede, gerçeğe aykırı bir şekilde direndiğim, aracı görevlilerin üzerine sürdüğüm, görevlilere hakaret ettiğim üstelik yolu kapattığım, halkın geçişine engel olduğum yazılıdır. Hiçbirini kabul etmiyorum. Benim direnmek, hakaret etmek gibi bir kastım yoktur. Yanımda bulunan iki kişinin, onların da kimlikleri bilinmektedir tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum. Bir önceki kontrol noktasındaki kamera kayıtlarını talep ediyorum. Dosyanızda bir CD olduğu yazılıdır. Bu CD’yi izlemek istiyorum.Olay günü bir milletvekili, bir kamu görevlisi olarak bana keyfi bir uygulama yapılmıştır, asıl benim görevimi yerine getirmem engellenmiştir. Ben buna itiraz ettim. Burada, video aracılığı ile kendimi tam olarak ifade edemiyorum. Dava konusu olayla ilgili daha fazla, detaylı anlatmak istediklerim var. Bu nedenle mahkemenize gelerek bizzat savunma yapmayı, tanıklıklarımı, yaşadıklarımı mahkemenizde sizlere anlatmak istiyorum.”

Avukatların savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmayı 27 Nisan tarihine ertelendi.

BUGÜN BİZİ SANIK KOLTUĞUNA OTURTANLAR YARIN SANIK KOLTUKLARINA OTURACAK

Duruşma sonrası adliye binası önünde açıklama yapan Leyla Birlik, yüzde 90’ın üzerinde oy alan bir milletvekilinin seçildiği şehrine seyahat etme özgürlüğünün kısıtlandığına dikkat çekerek, birçok milletvekilinin ilçe girişlerinde tehdit, hakaret ve saldırılara maruz kaldığını aktardı. Saldırılar karşısında tutum aldığı için HDP Şırnak milletvekili Ferhat Encü’nün bugün yargılandığını söyleyen Birlik, “Biz bir buçuk yıl boyunca Cizre’de, Şırnak’ta, İdil’de yaşanan her şeyin tanığıyız. Hiçbir milletvekilimiz sanık koltuğunda oturmuyor. Ben inanıyorum ki bir gün burada mahkemeler kurulacak ve bugün sanık diye cezaevine gönderdikleri iki eşbaşkanımız, iki grup vekilimiz, yine 11 milletvekilimizin tanık koltuğunda burada, Kürdistan’da, Cizre’de, Şırnak’ta yapılan hak ihlallerinin sivil katliamlarının tanıklığını ifadesini verecekler. Bugün bizi bu sanık koltuğuna oturtanlar yarın sanık koltuğuna oturup, bu halka hesap verecekler” dedi.

AKP’NİN BİZİ GETİRDİĞİ NOKTA SAVAŞTIR

4 Kasım 2016 tarihinde gece saat 01.30’da Türkiye’de bir darbe yaşandığını söyleyen Birlik, 13 milletvekilinin eş zamanlı olarak gözaltına alınıp, darp ve işkence edildikten sonra tutuklandığını kaydetti. Encü ile birlikte birçok milletvekilinin iki buçuk aya yakındır Kandıra’da hukuksuz bir şekilde anayasaya aykırı, Türkiye’nin taraf olduğu, Avrupa sözleşmesine aykırı bir şekilde ve şuana kadar da cezaevinde tutukluluğun verdiği haklardan mahrum bir şekilde, tek başlarına tecritte tutulduğunu aktaran Birlik, “Bu hukuksuzlukla bu ülke yönetilemez. 14 yıllık AKP iktidarının bizi getirdiği nokta savaştır. Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. TBMM’de arkadaşlarımızın yasama faaliyetlerini yürütmesi gerekiyorken, bugün Türkiye’de rejim değişikliğine gidiliyor ve iki eşbaşkanımız hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutuluyor” şeklinde konuştu.

HAKİKATİ HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Birlik, “Ne şuanda arkadaşlarımızın bulunduğu zindanlar, ne ölüm, ne tutuklama, ne tehdit hiçbir şey hakikatin üstünü kapatamayacak” diyerek her yerde hakikati haykırmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found