Salı, Aralık 10, 2019

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Archiv

Şengal'den Gazze'ye birlik ve dayanışma zamanı

 

Şengal'den Gazze'ye birlik ve dayanışma zamanı

Şengal’dan Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu, Cezayir toplantı salonunda IŞİD tehdidi altındaki Ortadoğu haklarıyla dayanışma etkinliği düzenledi

 

ZEYNEP KURAY / Birgün

Şengal’dan Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu, Cezayir toplantı salonunda IŞİD tehdidi altındaki Ortadoğu haklarıyla dayanışma etkinliği düzenledi. Êzidi ve Filistinli halklarıyla yardımlaşma amacıyla Türkiye çapında kampanya başlatacaklarını duyuran koordinasyon üyeleri, günün birlik olma günü olduğunu vurguladılar. Süryani, Ermeni, Alevi , Çerkes katılımcıların yer aldığı toplantıda Êzidi Sosyolog Azad Barış’ın yaptığı konuşma damgasını vurdu. “ Acımız büyük” diyen Barış,30 bin Êzidi’yi kurtaran yedi YPG’li gence, teşekkür ederek, “Onlar hala dünyanın bir çok yerinde terörist muamelesi görürken gerçek terörizme karşı halkımıza siper oldular. Halkımızı kurtardılar ve kurtarmaya devam ediyorlar.Onlara minetarım ” dedi.

Şengal’dan Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu, Cezayir Toplantı salonunda IŞİD terörü pençesindeki Ortadoğu halklarıyla dayanışma mesajı verdi. İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, Doğan Demir, Yaşar Güven, Emine Uçak Erdoğan,Pakrat Estukyan, Muzaffer İris, Döndü Ergin, Nikola El Saafin’in konuşmacı olarak katıldığı toplantında koordinasyon adına açıklamayı HDP Parti Meclis Üyesi Prof. Dor. Gencay Gürsoy okudu.


BİR TARAFTAN IŞİD, DİĞER BİR TARAFTAN İSRAİL KATLEDİYOR !

Irak, Suriye ve Filistin’de yaşayan halkların uzun bir süredir saldırılarla karşı karşıya olduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Gürsoy, bir taraftan IŞİD çetelerinin çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden vahşice kafa keserken; vurarak, öldürerek insanlığı yok ederken, diğer taraftan ise İsrail devletinin Gazze’yi tahrip edip, yıkıp, yaktığını ve insanları katlettiğini belirti.


Gürsoy, Suriye’de Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan devletleriyle uluslar arası emperyalist güçlerin desteğini alarak hareket ilk etapta ,Ortadoğu halklarına umut olan Rojava devrimini boğmak için sahneye çıkan El Nusra, El Kaide ve IŞİD çetelerin hedefinin bu kez de Şengal’e olduğunu hatırlattı. Katliamcı çeteler tarafından işgal edilen kentte binlerce insanın öldürüldüğünü, kadın ve çocukların kaçırıldığına dikkat çeken Gürsoy, bu zulme karşısında kaçmak zorunda kalan Şengal halkının ise dağlarda yaşam mücadelesi verdiğini belirti.

KADINLAR IŞİD’IN ELİNE GEÇMEMEK İÇİN İNTİHAR EDİYOR !

Özellikle kadın düşmanlığı ile pervasızca saldırılarını sürdürdüğüne işaret eden Gürsoy, çetelerin işgal ettikleri yerlerde “ Kadınların helal olduğuna” dair fetvalar çıkartarak kadınları kaçırıp tecavüz ettiklerini ve pazarlarda sattıklarını kaydetti. Kadınların aynı zamanda bu çeteler tarafından sünnet de edildiğini dile getiren Gürsoy, tecavüzcü IŞİD çetelerin eline düşmemek için toplu intiharlar yaşandığını belirti.

IŞİD’IN ÖNÜNÜ AKP AÇTI

Emperyalizmin bölgeye ektiği mezhepçi çatışma tohumları ve özellikle Türkiye ‘de AKP hükümetinin uzun süredir dış politikada izlediği yolun bu katliamlara zemin hazırladığını vurgulayan Gürsoy, “AKP hükümeti tarafından açık ve örtülü yardımlarla beslenen, lojistik destekle güçlendirilen IŞİD ve yandaşları; uygarlığın doğduğu kadim topraklarda yaşayan Êzidi, Süryani, Ermeni, Şii, Arap, Kakai, Şebek, Türkmen, Kürt, Keldani, Alevi ve bütün Mezopotamya haklarını tehdit ediyor” diye konuştu.

“Bu yağmacı ve imhacı anlayışla bir taraftan IŞİD bir taraftan da İsrail’in Ortadoğu’yu talan etmesine, kökleri insanlık tarihinin başlangıcına uzanan farklı kültürleri yok etmesine göz yumamayız; sessiz kalamayız” diyen Gürsoy, örgütlü oldukları her yerde dayanışmayı büyüterek, zor koşullarda direnen halklar için maddi ve manevi dayanışma kampanyaları başlatacaklarını duyurdu. Şengal’den Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu olarak, yeni yaşamın dayanışmayla ve mücadeleyle kurulacağına inandıklarını altını çizen Gürsoy, demokratik kurum ve kuruluşları, sendikaları, meslek örgütlerini, siyasi partileri, demokratik dernekleri, vicdan sahibi her bir yurttaşı birlikte mücadeleye ve dayanışmaya çağırdı.


ARTIK ZALİM DE MAZLUM DA TEK !

Açıklama sonrası moderatörlüğünü Prof.Dor. Neşe Özgen’in yaptığı toplantıda, ilk sözü Gazeteci Emine Uçak Erdoğan aldı. Ortadoğu’da son bir yıldır yaşananların tarihin tekerrürü olduğunu belirten Erdoğan, yüz yıl önce Ortadoğu topraklarında zalimlerin kadim mazlum halkların yine aynı baskıyla göç etmesine neden olduğunu hatırlattı. 1915 ‘de tıpkı Ermeni halkına, 1990’lı yıllarda ise Kürt halkının göçe zorlandığı gibi bugünde Êzidi halkının göçe zorladığını dile getiren Erdoğan, “ Bu coğrafyada zorla göçün zalimler tarafından hakları yok etme ve asimile etmek için kullanıldığını bir yöntem olduğunu vurgulayarak, “ Yerinden ettiğiniz insanları artık yok etmeniz çok kolaylaşıyor” diye konuştu. İsrail devletinin Filistin halkına yaşattığı zulmü de içine katarak artık zalimin de tek olduğunu mazlumun da tek olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “ O nedenle insanların sadece kendi kimliğine yönelik yapılan saldırılar karşısında değil tüm halklara yapılan zulmün karşısında dikilmesi ” dedi.

Emine Uçak Erdoğan’dan sonra sözü Barış Anneleri İnisiyatifinden Döndü Ergin aldı. Şengal halkını herkesin yürekten desteklediğini bildiğini ancak bunun yeterli olmadığını altını çizen Döndü ana, 7’den 70’e herkesin harekete geçmesi gerektiğini ve elindeki ekmeği paylaşıp mazlum haklara yardım etmeleri gerektiğini vurguladı. Döndü ana,“ Biz bu hayata nice acılar, nice vahşetlere tanıklık ettik ve atlattık. Eğer birlik olursak bunu da atlatacağımızı biliyorum ve bugün yüreğimin çetelere karşı savaşan gerillaların yanında olduğumu buradan belirtmek istiyorum ” dedi.


BU SALDIRI, HALKLARIN KENDİ KADERLERİNİ TAYİN ETME HAKKINA DÖNÜK !

Döndü ananın ardından söz alan HDP Milletvekili Levent Tüzel, Şengal’dan Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu başlatacağı kampanyanın halkların demokratik birliğine ve ortak geleceğine katkılar sunacağından inandığını ifade etti. Uzun bir süredir Ortadoğu’da bir insanlık suçu işlediğini hatırlatan Tüzel, bir taraftan İsrail devletinin, diğer taraftan emperyalistlerin devreye soktuğu IŞİD çeteleriyle işlediğini vurguladı. Din istismarı üzerinden Sünni yayılmacılığı hedefleyen bu çetelerin saldırısının Ortadoğu halklarının kendi kaderini tayin etme hakkına dönük bir saldırı olduğuna işaret eden Tüzel, “ O nedenle savaşı ve katliamları durdurmak öncelikli görevimiz. Bu çetelerin arkasındaki güçlere karşı mücadele birlikteliği çok önemlidir” diye konuştu.


FİLİSTİNDEN ROJAVA’YA TARİHİ DİRENİŞ HATTI DEVREDE

Levent Tüzel’den sonra sözü Filistinli aktivist Nikola El Saafin söz aldı. Müslümanlık adına hareket ettiğini öne süren IŞİD’ın Müslümanlığı kesinlikle temsil etmediğini vurgulayan El Saafin, nasıl ki IŞİD’in Müslümanlık adına katlettiğini beyan ettiği gibi, İsrail ‘in de Siyonizm ve Yahudilik adına Filistin halkını yüzyıldır katletmeye devam ettiğini hatırlattı. Tıpkı bugün yaşadığı üzere Filistin halkının üçte ikisinin mülteci olarak dünyanın her tarafından yaşadığını belirten El Saafin, Filistin halkının tüm Ortadoğu halkları gibi bitmeyen göç hikayelerle dolu bir yaşamı olduğunu vurguladı. İsrail devleti ve emperyalist güçlerin dün olduğu gibi bugün de aynı şiddetle Filistin halkına saldırdığını hatırlatan El Saafin, ancak bugün bu zulme karşı Filistin’den Rojava’ya oluşturulan direniş hattının tarihi bir önem taşıdığını söyledi. Yapılacak insanı yardımlar kadar oluşturulan bu direniş hattını destekleyen siyasal faaliyetler de de bulunmak gerektiğini altını çizen El Saafin, “ İnsanların yaralarını sarmaktan önce, yaralanmamasını engellemek gerek” dedi.

Nikola El Saafin’in ardından sözü Süryani yurttaşlar adına sözü Muzaffer İris aldı. Ortadoğu’da çok göç,çok vahşete tanık olduklarını ancak ilk kez insanların kafaları kesilerek katledildiğine vurgulayan İris, bu vahşeti durdurmak için derhal insanlığın harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Muzaffer İris’den sonra Çerkes aktivist Yaşar Güven, bu zulmün kendilerine de yabancı olmadığını belirterek, 19.yüzyılda Çarlık Rusya’sına karşı bağımsızlık mücadelesi veren Çerkeslerin de ciddi anlamda katliam yaşadıklarını hatırlattı. Güven, tıpkı bugün gibi o dönemde kadınların Çarlık Rusya askerlerinin eline geçmemek için kendilerini ve çocuklarını öldürdüklerine dikkat çekti. Topraklarından sürüldükleri için bugün Çerkeslerin Ürdün, Suriye, İsrail,Irak’ta yaşadığını anlatan Güven, ancak Ortadoğu halkları bu zulümden çıkış birlik oldukları taktirde bu zalimleri bertaraf edebileceklerini hatırlattı.


ŞENGAL’DE İKİCİ BİR KERBELA YAŞANIYOR!

Yaşar Güven’ın ardından sözü Aleviler adına Doğan Demir aldı. Bugün Êzidi halkının yaşadıklarının Alevi halkı için yabancı olmadığını hatırlatan Demir, bugün Şengal’de yaşananların ikinci bir Kerbela olduğunu vurguladı. Bugün bu IŞİD çetelerini besleyen ve yaratanın bizzat Recep Tayip Erdoğan ile Başbakan seçilen dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğunu hatırlatan Demir, daha birkaç ay öncesine kadar IŞİD’e tırllarla silah taşındığına dikkat çekti. Zalimler karşı herkesin sokaklara dökülüp “ Hepimiz Êzidiyiz” diye haykırması gerektiğini vurgulayan Demir, tüm halkların bu vahşete karşı birlik olmaya çağırdı.

Doğan Demir’den sonra Ermeni halkı adına söz alan Pakrat Estukyan, bu filmi ilk defa seyretmediklerini hatırlattı. Ermeni halkının yüz yıl önce ölüm yolculuğuna çıkartıldığında aynı zulmü yaşadıklarını belirten Estukyan, genç kızların ise tecavüze maruz kalmamak için kendilerini Fırat nehrinden aşağıya attıklarını anlattı. Bugün IŞİD çetelerin katliamlarından cesetlerin altına saklanarak kurtulan Êzidilerin anlattıklarını okuduğunda aklına 1915’lere 1938’lerinde zulüm geldiğini ifade eden Estukyan, “ Tarih bu kadar mı tekerrür ediyor yoksa zihniyetler mi değişmiyor.”
diye konuştu.


HALKIMA SİPER OLAN YPG’LİLERE MİNETTARIM !

Toplantıda ise Êzidi Sosyolog Azad Barış’ın yaptığı konuşma damgasını vurdu. Şengal’den yeni geldiğini belirten Barış, “ Bedelleri yarı çıplak, ayakları yalın çocuklar ve esir düşen kadınlar adına hepinize teşekkür etmek istiyorum” dedi. Barış, Şu anda zalimlerin elinde, tarih boyunca yapılan yanlış tanımlamalar, yakıştırmalar sonucunda sürekli ötekileştirilen Êzidi halkının bulunduğunu ve tekrar bir soykırım karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Her şeye rağmen direnmekte kararlı olan Êzidi Savunma Gücünün beş ile yedi bine ulaştığını aktaran Barış, bugün yüzlerce Êzidi gencin, kadının silahları kuşanarak zalimlere karşı direniş hattına katıldığını belirti. Bugün yaşananın sadece göç olmadığını, sadece açlık olmadığını tam bir dehşet yaşadığını ifade eden Barış, “ Acımız büyük olduğu kadar direniş ruhumuz ve kararlığımız da büyük” diye konuştu. “ Size tek ricam sadece insanı yardımlarla değil, bizim direnişimizin de yanında olun” diyen Barış, “ Bunu söylerken, buradan özellikle 30 bin Êzidi’yi kurtaran yedi YPG’li gence, kahramana buradan halkım adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Onlar hala dünyanın bir çok yerinde terörist muamelesi görürken , onlar halkımızı siper oldular. Halkımızı kurtardılar ve kurtarmaya devam ediyorlar.Onlara minetarım ” dedi.


Toplantı sonunda tekrar söz alan Gencay Gürsoy, Êzidi ve Filistin halklarına yardım için Türkiye’nin dört bir yanında stant, çadır ve kampanyalar başlatacaklarını duyurdu. Toplantı sonrası Şengal’den Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu n hem iletişim bilgeleri hem de destek için hesap numaraları dağıtıldı.

Dayanışma İletişim ve Sosyal Medya Hesapları:

Dilek Yağlı: 05345860828

Mahmut Çelik: 05356042068

Garo Paylan: 05323731217

e-posta: SengalGazzemail.com

Twitter Hesabı: https://twitter.com/SengalGazze

Facebook sayfası: https://www.facebook.com/ŞengalGazze

Şengal‘den Gazze’ye Dayanışma Koordinasyonu Koordinasyonu Destek Hesap Bilgileri:

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Hesap Numarası:

Ziraat Bankası: 315 819 40-5011 nolu hesap



 

 Kaynak: http://birgun.net/news/view/sengalden-gazzeye-birlik-ve-dayanisma-zamani/4479

 

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found