Cumartesi, Aralık 07, 2019

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Archiv

Birer çete reisi gibi

 

Birer çete reisi gibi

 

Türk Başbakan ve bakanları ile 15 Temmuz’da rezil olduktan sonra Jandarma’nın başına konulan general, dün birer çete lideri gibi Kürtlere dil uzattı. HDP’li siyesetçileri hakaretler eşliğinde tehdit eden, belediyelerin gaspı için meydan okuyan Türk yönetimi, gerilla karşısında da ölüm kalım savaşı verdiğini söyledi.

 
 ANKARA / YENİ ÖZGÜR POLİTİKA / 09 Eylül 2016

 

Türk Başbakan Binali Yıldırım, Kürtlere karşı savaşı tereddütsüz sürdüreceklerini ve katliamlardan da sakınmayacaklarını söylerken DBP’li belediyelere el koyacaklarını, mahkemelere gitmeyi reddeden Kürt siyasetçilerin de “tıpış tıpış” gideceğini belirtti. İçişleri Bakanlığı koltuğuna yeni oturtulan Mehmet Ağar’ın yetiştirmesi Süleyman Soylu da her zamanki saldırgan diliyle DBP’li belediyeler için “ya herro ya merro” deyip meydan okudu. Yeni Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ise bir ay içinde Kürt kamu çalışanlarının da tasfiye edileceğini söyledi. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Rojava ve Güney Kürtlerini de tehdit etme kapsamına alırken 15 Temmuz’da kendi subayları tarafından rehin alınıp rüsva edildikten sonra Erdoğan’a biatinden dolayı Jandarma Genel Komutanı yapılan Yaşar Güler, Çukurca’da ölüm kalım savaş verdiklerini itiraf edip Kuzey’deki imha operasyonlarını sürdüreceklerini söyledi.

Valiler toplantısında konuşan Türk Başbakan Binali Yıldırım, kanun ve mevzuatları takmamalarını isteyerek, “Usulü, biçimi her şeyi dört dörtlük yapmaya kalkarsanız işi yapamazsınız. Bir tercih yapacağız, işi mi yapacağız, mevzuatı mı kollayacağız. Hata yapın ama hainlik yapmayın” dedi.

 

Yolsuzluk dosyaları milat

Fethullahçılara yönelik tasfiye konusunda 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarının milat alınmasını isteyen Yıldırım, “Öncesi bizim için önemli değil. Bütün illerde bir nevi kriz merkezi oluşturulması talimatını verdim. Bu olaylarda kendisine haksızlık yapıldığını düşünenlerin veya size dönüş varsa bunların şikayetlerini toplayın. Yönettiğiniz şehirdeki her şeyin nefes alıp vermesinden sorumlusunuz” diye konuştu.

 

Sınırlarda katliam emri

Türk Başbakan, Kürtlere karşı savaşta “savunma değil taarruz”da olduklarını savunarak, valilere ş utalimatı verdi: “Hudut kapısı dışında her geçiş düşman geçişidir. Sivillere niye operasyon yaptın diye sorarlar… Bakın açık söylüyorum, hiç tereddüt göstermeyin, düşman geçişidir, anında gereğini yapın.”

 

Bağımsızlığın bedeli var

Çukurca’ya gidişini ve oradaki operasyonu kendince hatırlatan Yıldırım, “Helak olup gittiler. Şehitlerimiz de oluyor, yüreğimiz yanıyor ama bağımsızlığın bedeli var. Bağımsızlık mücadelesini niçin yaptık, bu toprakları vatan yapmak için. Mutlaka tespit edilen yerlere gideceğiz. Efendim burası riskli… Riskli olan yerler için tedbirini alacağız” dedi.

 

Tıpış tıpış gelecek!

HDP ve DBP’yi “Terörle iltisaklı parti” olarak tanımlayan Türk Başbakan Yıldırım, belediyeleri gasp edeceklerini tekrarlayarak, mahkemelere gitmeyeceklerini açıklayan HDP Eşbaşkanı Demirtaş ve vekilleri de tehdit etti: “Mahkeme çağırıyorsa tıpış tıpış gelecek ifadesini verecek.”

 Valilere DBP’li belediyeler konusundan ürkek, çekingen davranmamaları gerektiğini söyleyen Yıldırım, “Asla ve asla tereddüt etmeyin. Gereğini yapın kardeşim. Rehavete kapılmadan üstüne üstüne gideceğiz. 

 

İçişleri Bakanı meydan okudu

Valiler Toplantısı’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da DBP’li belediyeler konusunu unutmadı. DBP’li belediyeler konusunda devletin karar aldığını ve gereğini yapacaklarını söyleyen Soylu, “Neymiş müsaade etmeyeceklermiş Ya Herro Ya Merro! Öyle bir şey söz konusu değil. Devletin gücünü anlamayanlara, 6-7 Ekim olaylarında fırsat bulduğunu zannedenlere gerekli cevabı verdik ve vermeye devam edeceğiz” dedi.

 

Bir ay içinde yapılacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu ise Harmancık Eko Turizm Tesisleri’nde dağ yöresi ilçe başkanları, yönetimleri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldiğinde konuştu. Mehmet  Müezzinoğlu, kamudaki Kürtlerle ve Kürtlerin de içinde bulundu kamu sendikaları üyeleriyle ilgili inceleme yapıldığını aktararak, “Devlet ve millet adına kamu görevi üstlenen ve tavrı, devlet ve milletten yana olmayanların kamuda durma şansı olmayacak. Bu anlamda da önümüzdeki 15 gün veya 1 ay içinde PKK ile ilişiği olan, destek veren kim varsa bunlarla ilgili kararlar da gelecek” dedi.

 

Yeterki Kürtler olmasın

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu. Cerablus işgalinin başarıyla sürdüğünü kaydeden Canikli, buranın altyapı ve ihtiyaçlarının giderileceğini, Pazartesi gününe kadar su verileceğini; Cumartesi gününe kadar da enerji ihtiyacının karşılanmış olacağını söyledi. Kürtlerin hem Rojava’da satüt elde etmemesi hem de Şengal’den dolayı Başûr ile bağlantı sağlanmaması için Reqa ve Musul operasyonlarına da katılmak istediklerini ifade eden Canikli, HPG ve YBŞ’nin Musul operasyonuna katılmaması için gereken her adımı atıklarını aktardı. PYD ve YPG’nin tamamen Fırat’ın doğusuna geçirileceğine inandıklarını dile getiren Canikli, henüz bunun gerçekleşmediğini ileri sürdü.  

 

Çukurca itirafı

Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Çukurca’da çok önemli sonuçlar aldıklarını ileri sürerek, “bir ölüm kalım savaşı verildiğini” söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın Vilayetler Evi’ndeki valilerle yaptığı toplantıya katılan ve gazetecilerin sorularına cevap veren Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, şunları söyledi: “Kale Tepe çok ciddi bir yer. Oraya epey yerleşmişlerdi, oradan tamamen sökülüp atıldılar. Çukurca’da bir ölüm kalım savaşı veriliyor. Kars, Bingöl, Tunceli, Diyarbakır, Şırnak, Hakkari ve Ağrı‘daki 12 kritik nokta belli bir takvim içinde teröristlerden tamamen temizlenecek. ‘Biz kayıp vermeyelim, oturalım mı’ diyelim? Daha mı iyi?” 

 

 

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found