Cumartesi, Aralık 07, 2019

Platzhalter roof5

 

Arama-2

Archiv

Dışı ‘ÖSO’ ama içi DAİŞ

Dışı ‘ÖSO’ ama içi DAİŞ

 
 
Türkiye’nin ‘ÖSO’ diye pazarladığı çeteler bileşkesinin içinde yer alanların önemli bir bölümü DAİŞ elemanları. Ele geçirilen görüntü ve dokümanların da olduğu belgeler, Türkiye’nin DAİŞ’e elemanlarını kamufle ettiğini ortaya koyuyor.

 

SEYİT EVRAN / ANF / MİNBİC

16 Eylül 2016 Cuma
 
 

AKP yönetimindeki Türk devleti, Cerablus’u işgale yönelirken besleyip büyüttüğü çetelerden oluşturduğu gücü ‘ÖSO’ diye dünyaya takdim etti. Ancak MİT bünyesindeki Türkmen ve Sünni unsurlardan oluşturulan farklı isimlerdeki çete gruplarının içinde önemli sayıda DAİŞ elemanının da bulunduğu biliniyor. Dünya basınına konuşan kimi DAİŞ elemanları da Cerablus’daki varlıklarını açıkça ifade ediyor. Buna rağmen Türk devleti, Cerablus’u ‘Türleştirme’ çabası eşliğinde işgal alanının genişletmeye çalışıyor. Rojava güçlerinin ele geçirdiği belgeler, bazı DAİŞ elemanlarının nasıl kamufle edildiğini ortaya koyuyor.

 

DAİŞ’in mahkeme reisiydi

Ahmet Ğafur, Cerablus’a bağlı ve Cerablus ile Rai arasında kalan Erep Êzê köyünden. İki amcasının oğlu ile birlikte DAİŞ’e katılmıştı. DAİŞ’in Cerablus, Rai, Ezaz hattında hüküm sürdüğü dönemde Cerablus Şeirat Mahkemesi başkanlığını yapıyordu. Cerablus’un Türk devleti tarafından işgalinden yaklaşık bir ay önce Türkiye’ye geçti. DAİŞ’in Şeriat Mahkemesi Başkanı, şimdi MİT’in kurduğu Sultan Murad’ın bir komutanı olarak yeniden Cerablus’ta.

 

Hepsi Sultan Murad’ın gözdeleri

Ahmet Ğafur’un amcasının oğlu Mıhemmed Ğafur da DAİŞ’in elemanlarından biriydi. Erep Êze köyünden olan Mıhemmed Ğafur gibi diğer amca oğlu Abdulğeni Ğafur da DAİŞ’in savcılarından biriydi. Her üç amca çocuğu da şimdi Sultan  Murad’ın göz bebekleri. Türkiye, onları ‘ÖSO savaşçıları’ olarak sunuyor.

 

DAİŞ’in Rai Sorumlusu

Ele geçirilen belgelerde, DAİŞ Rai sorumlusunun ‘Türk mucizesi’ ile dönüşümüne de tanık oluyoruz. Rai Sorumlusu, ‘Raili Cebon’ olarak bilinen Mıhemmed Kelhesen’dir. Baba adı Mustafa, ana adı Adle’dir. Uzun süre DAİŞ’in Rai Sorumluluğunu yaptı. İşgal hazırlıkları sırasında Türkiye’ye geçti. Yaklaşık bir ay kadar Türkiye’de kaldıktan sonra Cerablus işgali başladı. Kelhesen de Türkiye’nin adını ‘ÖSO’ koyduğu çeteler koalisyonunun bir komutanı olarak yeniden Cerablus’a girdi. Halen Cerablus’un içinde yeni komutanlığının tadını çıkarıyor. Mıhemmed Kelhesen’in yörede yüzlerce insana acı çektirdiğni, malına, evine, arabasına el koyduğunu bilmeyen yok. O yüzden yöre halkı tarafından çok iyi tanınan, bilinen biridir. 

 

Cafer ailesinin yeni etiketi

Türk devletinin ÖSO savaşçıları diye Cerablus işgali ardından Rai’ye kadar sürdüğü çeteler arasında yer alan DAİŞ elemanlarından sıyrılanlardan biri de Cafer ailesi. Raili Cafergiler, DAİŞ’in vurucu elemanlarıydı. İsmail Cafer, Welid Haci Cafer ve Doçkacı Ebu Hesen olarak bilinen üçlü şimdi yeni etiketleriyle ‘hizmetleri’ne devam ediyorlar.

 

Türk askerleri arasında ‘bozkurt’

Ezaz’a bağlı Şıvêrin köyünden Zekeriya Walid de DAİŞ’in emektarlarından. DAİŞ Ezaz, Rai ve Cerablus hattını işgal etmeye başladığı 2013 yılından bu yani DAİŞ’in değişik kademelerinde görev almış biridir. Zekeriya Walid’i Şıvêrin ve Ezaz çevresinde bilmeyen yoktur. Ele geçen dokümanlar içindeki fotoğraflarda Zekeriya Walid de yeni bir ambalaja sarılmış. İki Türk askerinin arasında ‘bozkurt’ işareti yapacak kadar ilerlemiş.

 

Ceke köyünden Mecit ve Taha

Macit Tapuş ve Taha El Eşqer, Ezaz’a bağlı Ceke köyündendirler. O bölgeye girdiği günden beri DAİŞ’e katılarak Ezaz çevresinde gerçekleştirilen katliam, talan, tutuklama görevlerini ‘büyük bir özveri’yle gerçekleştirdiler. Şimdi ise Sultan Murad’ın bayraklarını Cerablus’un içinde yanlarındaki diğer eski DAİŞ‘lilerle birlikte salıyorlar. Onlar şimdi 1. Fırka’nın gözdeleri.

 

Ğendura Sorumlusu

İbrahim Salih Hoca’nın oğlu olarak bilinen DAİŞ’in Ğendura sorumlusuna ait bir fotoğraf, basın yayın kuruluşlarında ve sosyal medyada çokça gündem oldu. O sorumlu artık Türk devletinin ‘ÖSO’sunda. 

 

Şimdi El Hamza’nın sorumlusu

Cerablus işgalinin komutanlarından biri olarak yansıtılan Seyf Ebubekir, Şehba mıntıkasında DAİŞ‘in dönemin Cephet El Ekrad güçlerini saldırıp Şehba köylerini talanında yer alan biriydi. Ebubekir, Şehba’nın Qıbbesin köyü DAİŞ tarafından işgal edildikten sonra DAİŞ emiri tarafından bildiri okunduğunda hemen yanında poz veriyordu. Şimdi Sultan Murad içindeki en etkili grup olan El Hamza çetesinin sorumlusu. İşgalin bir nevi komutanı olarak görev yapıyor. 

Bunlar gibi daha onlarcası var. Zaten DAİŞ’li biri ‘biz Cerablus’tan çekilmedik, sadece sakallarımızı kestik’ demiyor muydu? Bazılarını sakallarını  kesme gereği bile duymadı. 

 

Leave your comments

0
terms and condition.
  • No comments found